20 Nisan 2012 Cuma

TÜRKİYE SİNEMASI 29 FİLMLE ABD'DE

A.B.D.’de bugüne kadar gerçekleşen en geniş Türkiye sineması retrospektifi Aradaki Mekan: Türkiye Sineması Panoraması başlıyor. Program, The American Turkish Society (Amerikan Türk Cemiyeti-ATS)’ye bağlı Moon and Stars Project ve Film Society Lincoln Center (Lincoln Center Film Cemiyeti) tarafından organize ediliyor. Program kapsamında, 1950’lerden bugüne çeşitli ödüller kazanmış 29 film, 27 Nisan-10 Mayıs tarihleri arasında New York’da gösterilecek.

Lincoln Center Film Cemiyeti Program Direktörü Richard Peña, programla ilgili şöyle konuştu: “Türkiye, dünya sahnesinde önemi gittikçe artan bir ülke olmasına rağmen, sahip olduğu son derece zengin sinema geleneği çoğu sinema meraklısı Amerikalı tarafından bilinmemektedir. Bu programda yer alan 29 film, özellikle Türkiye’nin gelişmiş ticari sinemasına alternatif oluşturan, çoğu son derece zor ve hatta tehlikeli koşullarda çekilen ve sosyal konulara eğilen filmler arasından seçilmiştir.”

27 Nisan’da gerçekleşecek olan açılış töreninde, Raşit Çelikezer’in yönetttiği Can filmi gösterilecek. Raşit Çelikezer de gösterime katılarak seyircilerin sorularını cevaplayacak. Sundance Film Festivali’ne Türkiye’den kabul edilen ilk film olan Can, festivalde “Jüri Özel Ödülü”nü kazanmıştı. Günümüz İstanbul’unda geçen film, çocuk sahibi olamayan genç bir çiftin dramını ve çocuk sahibi olabilmek için yasadışı yolllardan bir çocuk satın almalarını anlatıyor. Programın ilk haftasında filmleri gösterilecek olan yönetmenlerden Yeşim Ustaoğlu ve Ali Özgentürk de gösterimlere katılarak seyircilerin sorularını cevaplayacaklar. Program, 10 Mayıs gecesi Özcan Alper’in Gelecek Uzun Sürer (2011) filminin gösterimi ve yönetmenle gerçekleştirilecek soru-cevap bölümü ile sona erecek. Film, İstanbul'da bir üniversitede müzik araştırmaları yapan genç bir kadının ağıt derlemeleri ile ilgili yaptığı tez çalışması için ülkenin güneydoğusuna yaptığı yolculuğu anlatıyor.

Bu kapsamlı retrospektife seçilen diğer filmler de Türkiye sinemasının hem batı hem de doğu kültürlerini nasıl yaratıcı bir biçimde kucakladığını ortaya koyuyor. Yeşilçam’ın değişik dönemlerinden filmlerin dâhil olduğu program, Türkiye’de sinemanın Hollywood ve Avrupa sinemaları dışında Mısır ve İran gibi Ortadoğu’nun etkileyici sinema gelenekleri ile kurduğu dinamik ilişkiyi de gösteriyor.

Yeşilçam’ın yılda 250-350 film çekilen en parlak devri olan 1950-1970 arasından da üç önemli film seçkide yer alıyor. Atıf Yılmaz’ın klasik filmlerinden Ah Güzel İstanbul (1966), Metin Erksan’ın Fakir Baykurt’un aynı adlı romanından uyarladığı Yılanların Öcü (1962) ve Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı alan Susuz Yaz (1964)filmleri seyirci karşısına çıkıyor.

Türk sinemasının “Çirkin Kralı” ve Türkiye’de politik sinemanın öncü yönetmenlerinden Yılmaz Güney de üç filmi ile programda yer alıyor. 1970 yapımı Umut ve 1971 yapımı Ağıt’ın yanı sıra 1982 yılında çok zor koşullarda Şerif Gören ile birlikte çektiği, daha sonra Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye alan Yol, Amerikalı seyircilerle buluşacak.

Türk sinemasını bir diğer usta yönetmeni Ali Özgentürk’ün ise Hazal (1979) filmi gösterilecek.

Programda İstanbul’da geçen filmler de önemli bir yer tutuyor. İstanbul’u güzelliklerinin yanı sıra kötülükleri ile de ele alan bu filmlerin ilk örneklerin biri olan 1958 yapımı Memduh Ün’ün unutulmaz filmi Üç Arkadaş da programda yer alıyor.

Füruzan’ın aynı adlı eserinden yönetmen Gülsün Karamustafa tarafından beyazperdeye aktarılan ve başrolünde Hülya Avşar’ın olduğu Benim Sinemalarım (1990), üç kadının emeği ile ortaya çıkan bir film olarak programın dikkat çeken eserlerinden biri. Tunç Başaran’ın yönettiği Uçurtmayı Vurmasınlar (1989) ise bir kadın cezaevinde yaşananları ve buradaki değişik kadınların hikâyesini annesi ile birlikte bu esareti yaşamak zorunda kalan küçük bir çocuğun gözünden anlatıyor. Şimdiden Türk sinemasının kült filmleri arasında yerini alan Derviş Zaim’in ilk filmi Tabutta Rövaşata (1996)ise Boğaziçi’ni ve onun kıyısında yaşayanların hikayesini beyazperdeye aktarıyor.

Edebiyat uyarlamaları da seçkide yerlerini alıyor: Yusuf Atılgan’ın aynı adlı romanından Ömer Kavur tarafından uyarlanan Anayurt Oteli (1987) bir otel katibinin yalnızlık ve takıntıları içerisinde çöküşünü anlatıyor. Kavur’un Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un senaryosunu beyazperdeye aktardığı Gizli Yüz (1991) filmi de gösterilecek filmler arasında. Türk sinemasının unutulmaz klasiklerinden, Atıf Yılmaz’ın ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un bir öyküsünden uyarladığı Selvi Boylum Al Yazmalım (1977) ise bu sefer Amerikalı seyircilere “sevgi nedir?” diye soracak.

Türk sinemasının bol ödüllü auteur yönetmenlerinden Nuri Bilge Ceylan, programda İklimler (2006) filmi ile yer alıyor. Başrollerinde kendisinin ve eşi Ebru Ceylan’ın yer aldığı bu kurmaca filmde Ceylan, bir ilişkinin ve insan ruhunun iklimlerinde dolaşıyor.

0 yorum:

Yorum Gönder