skip to main |
skip to sidebar
AIDS, ebola gibi adı bile insanı dehşete düşüren hastalıklara çare bulacak mucize ilaca doğru yürüyen ekibin içinde Türk bilim insanı Zeynep Akyol Ataman da var. Ekibin hastalıkların bileğini bükecek buluşa verdikleri isim: LJ001
Çağımızın AIDS, ebola, hepatit-C gibi adı bile insanları dehşete düşüren hastalıklarına çare bulacak ortak tedavi yöntemi modern tıbbın önceliklerden biri. Geçtiğimiz ayın sonunda Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi Tutanakları (Proceedings of National Academy of Sciences) dergisinde yayımlanan bir makale, bu beklentinin hayal olmaktan çıkmak üzere olduğunu, beklenen mucize ilacın üretimi yolunda çok önemli bir adım atıldığını ortaya koydu. Geniş yankı uyandıran makalede “zarflı virüs” denilen ve çevresi bir zarfla kaplı virüslerin tümünü etkisiz bırakan bir maddenin keşfedildiği bildirildi.
Makaleyi kaleme alanlardan biri de Zeynep Akyol Ataman’dı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Biyoloji Bölümü mezunu, son 15 yılını Amerika’da bilimsel çalışmalarla geçiren genç bir bilim insanı. Mesleği virüslere kafa tutmak. Doktora çalışması Uzak Asya ve Avustralya’da rastlanan, dev bir yarasanın doğal taşıyıcısı olduğu, beyin zarı iltihaplanmasına neden olan Nipah virüsü. UCLA’ya (University Of California Los Angeles) bağlı Benhur Lee laboratuvarındaki çalışma arkadaşlarıyla birlikte birçok hastalığın birden bileğini bükebilecek buluşla adını yarın tıp tarihine yazdırması hiç de uzak bir olasılık değil.
Bu anti-virüs maddeye verilen isim LJ001. Etki alanı AIDS, grip, hepatit-c veya ebolanın yanı sıra, çiçek, sarı humma, Batı Nil virüsü, Rift Vadisi virüsü, Nipah virüsü gibi gene zarflı virüsler. Fareler üzerinde yapılan denemeler LJ001’in yan etkileri olmadığını gösterdi.
MİLLİYET SABETAY VAROL
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 1 Nisan’dan itibaren uygulanmak üzere arabağlantı ücretlerinde yaklaşık yüzde 50 oranında indirim yapmasının, cepten görüşmeleri ucuzlatması bekleniyor.Geçen yıl mayıs ayında yapılan yüzde 30’luk indirimin ardından, bu indirimin de faturalara büyük ölçüde yansıması bekleniyor. İki farklı operatör arasında yapılan görüşmelerde uygulanan ücrete arabağlantı ücreti deniyor.Bu ücret tarifeleri abone sayısı, mobil hizmet maliyeti, karşılıklı trafik ve pazara giriş sırasına göre BTK tarafından belirleniyor.Hürriyet gazetesinin haberine göre BTK’nın internet sitesinde duyurduğu tarifeyle yeni arabağlantı ücretleri belirlendi. Yeni düzenlemedeki indirimin, daha önceki indirimde olduğu gibi Turkcell, Avea ve Vodafone tarafından faturalara yansıtılması bekleniyor.BTK, 3G ve ondan önceki teknoloji olan 2G için sesli konuşmada aynı arabağlantı ücretlerini belirlerken görüntülü konuşmada daha yüksek fiyat belirledi. Turkcell, yeni arabağlantı ücret tarifelerine göre kendileri için daha önce 0.0655 TL olan GSM şebekelerinde çağrı sonlandırma ücretinin 0.0313 TL olarak belirlendiğini açıkladı.Turkcell’den yapılan açıklamada, “Kurul kararında belirtilen arabağlantı ücretlerindeki düşüş sektör beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Bu indirim sonrasında arabağlantı ücretleri mobil pazarda Avrupa Birliği ortalamalarının yedi kat altına indi” denildi.Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, “Finansal anlamda etkileri olabilecek bu kararın, sektörde şartları değiştirdiği için fırsatlar barındıracağını düşünüyorum” dedi.YENİ ÜCRETLERBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) 1 dakikalık görüşme ücreti için belirlediği yeni tarifeler:Turkcell 3,13 (6,55 kuruştan indirim)Vodafone 3,23 (6,75 kuruştan indirim)Avea 3,7 (7,75 kuruştan indirim)Türk Telekom şehiriçi 1,71Türk Telekom alan içi 1,39Türk Telekom şehirlerarası 2,24NTVMSNBC
Doğal besinlerin çeşitli hastalık ve sağlık sorunlarına karşı etkisi yüzyıllardır bilinen bir gerçek. Son araştırmalar ise bazı yiyeceklerin kanserle aktif bir şekilde savaşarak kanser hücrelerini yok ettiğini gösteriyor.
Amerikalı bilim insanları, çeşitli yiyeceklerin kansere karşı etkisini mercek altına aldı. Massachusetts merkezli Angiogenesis Vakfı'nın araştırmasında özellikle kırmızı şarap ve bitter çikolatanın kanser hücreleri ile aktif bir şekilde savaştığı ve hücrelerin çoğalmasını engellediği belirtiliyor. Araştırmaya göre kırmızı üzüm, bitter çikolata, yaban mersini, sarımsak, soya ve çeşitli çaylar vücudu beslemekle kalmıyor, aynı zamanda kanser hücrelerinin mukavemetini kırabiliyor.
Angiogenesis Vakfı Başkanı araştırmacı William Li besin maddelerini kanserle mücadeledeki etkilerine göre sınıflandırdıklarını belirterek, belirli kimyasal maddeleri içeren besinlerin, tümörlere kan akışını keserek yok olmasına yol açtığını kaydetti. “Yediklerimiz günde üç öğün kemoterapi anlamına geliyor” diyen Li, Harvard Tıp Fakültesi'nin yaptığı bir araştırmaya da atıfta bulundu. Bu araştırma, haftada birkaç kez pişmiş domates yiyen erkeklerde prostat kanserine yakalanma riskinin yüzde 30 ila 50 oranında azaldığını ortaya koyuyordu. William Li, “Etrafımızda sürekli bir tıbbî devrim yaşanıyor. Eğer bulgularımızda haklıysak bunun tüketici bilincinde, gıda üretimi, halk sağlığı ve hatta sigorta sisteminde etkileri olabilir” diye konuştu.Kanser hücrelerine kan akışının kesilmesi temeline dayalı olarak piyasada on kadar ilaç bulunuyor. Yapılan araştırmada piyasada ruhsatlı ilaçlarla, maydanoz, şaraplık üzüm, üzümsü taneli meyveler ve diğer besin maddelerinin etkisi karşılaştırıldı. Araştırmacılar besin maddelerinin kansere karşı en az ilaçlar kadar etkili olduğu bulgusuna ulaştı. Besin maddelerinin birlikte alınması durumunda etkinin daha da güçlendiği görüldü. William Li, herkesin pahalı kanser ilaçlarını alacak parası olmadığına dikkat çekerek, beslenmeye dayalı tedavinin pek çok insan için tek çözüm yolu olabileceğini vurguladı.
Araştırmaya göre kanserle savaşan besinlerin bir başka özelliği daha var: Vücuttaki yağı eritmeleri. Yağ tabakası, var olabilmek için kan akışına muhtaç olduğundan sözkonusu besinlerin içerdiği kan akışını etkileyen maddeler yağın erimesine yol açıyor. Yapılan testler, genetik olarak tombul farelerin normal fare boyutuna inebildiğini gösteriyor.
DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE
Berlin Film Festivali başladı. Festivalin 60'ıncı yılında Türk filmleri Berlin'e adeta çıkartma yaptı. 6 Türk filmi, farklı dallarda sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.Bu 6 Türk filminden biri, Berlin Film Festivali'nin ana yarışma bölümünde yer alıyor. Semih Kaplanoğlu'nun "Bal" adlı film, Berlin'de "Altın Ayı" ödülü için 19 filmle yarışacak.Kaplanoğlu'nun "Yusuf Üçlemesi"nin "Süt" ve "Yumurta" filmlerinden sonraki üçüncü filmi olan "Bal"; izleyiciyi bu kez Yusuf’un çocukluğuna götürüyor ve Karakovan balcısı babası Yakup’la tanıştırıyor.Altın Portakal Film Festivali'nde bu yılın en iyi filmi ödülünü alan Reha Erdem'in "Kosmos" adlı filmi de, festivalin "Panorama Özel" bölümünde izleyiciyle buluşacak. Film, mucizeler yaratan bir hırsızın zaman dışı sınır bir şehre her şeyden kaçıp yerleşmesinden sonra başına gelenleri anlatıyor.Nuri Bilge Caylan'ın "Kasaba" ve Tayfun Pirselimoğlu'nun "Pus" adlı filmleri de festivalin Forum bölümünde gösterilecek.Almanya'da yaşayan yönetmen Fatih Akın'ın "Yaşamın Kıyısında" adlı filmi de, festivalde özel bir gösterimle yer alacak.Yönetmen Ferzan Özpetek'in son filmi Serseri Mayınlar da Berlin Film Festivali'nde galasını yapacak. Film iki erkek kardeşin başına gelen olayları anlatıyor."Altın Ayı" ve "Gümüş Ayı" ödüllerinin 20 Şubat'ta sahiplerine verileceği 60'ıncı Uluslararası Berlin Film Festivali 21 Şubat'ta sona erecek.ULUSAL KANAL
Spor salonunda egzersiz yaparken ortaya çıkan kinetik enerji bugüne kadar boşa gidiyordu. Üstüne bir de cihazlar elektrik tüketiyordu. Artık her şey tersine döndü. Spor salonunda egzersiz yaparken elektrik tüketmek yerine üreteceksiniz.Bu sistem sayesinde yaklaşık 30 dakika egzersiz yapan biri 50 Watt'lık elektrik üretebiliyor. Bu da bir telefonu 6 kere şarj edebilecek ya da bir lambayı 2.5 saat yakacak kadar enerjiye denk geliyor.Spor salonlarına gelen ve saatlerce spor yapan insan sayısını düşünürseniz, bu sayede ne kadar enerji elde edilebileceğini de hayal etmiş olabilirsiniz. ReRev adlı bu sistem Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılmaya başlandı. Şu anda 180 egzersiz cihazı bu sistemle işliyor.NTVMSNBC
İstanbul Ticaret Odası ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında, kentteki 15 tarihi Osmanlı çeşmesinin restorasyonunu ve 3 yıllık bakımını kapsayan protokol imzalandı.Çeşmelerin, bulundukları yerde yaşayan halkın özelliğini gösteren tapu kayıtları niteliği taşıdığını belirten İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ''Bu tapu kayıtlarının yaşatılması ve ihya edilmesi bizim asli görevimizdir. Bugüne kadar 42 çeşme restore ettik, 23 çeşmenin çalışmaları sürüyor'' dedi. Topbaş, bugünkü anlaşmanın 15 çeşmenin restorasyonunu kapsadığını ifade ederek, protokol kapsamında İTO'nun, çeşmelerin 3 yıllık bakımını da üstlendiğini kaydetti. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş da İstanbul'a hizmet eden kurumlar el ele verdikçe her zaman kazananın İstanbul ve İstanbullular olacağını söyledi. Çeşme kültürünün temel kültürümüzün ana direklerinden biri olduğunu vurgulayan Yalçıntaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Bu anlaşmayla bu direği daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu çalışmada Büyükşehir Belediyesi ile birlikte çeşmeler tespit edildi, projeleri Anıtlar Yüksek Kuruluna onaylatıldı. Önce restorasyonları, sonra da 3 yıl boyunca bakımları gerçekleştirilecek. Bu proje için 1 milyon TL bütçe ayırdık ve inşallah 2010 yılı bitmeden restorasyonları gerçekleştireceğiz.''NTVMSNBC
Güney Afrikalı lider Nelson Mandela'nın hapisten çıkarılmasının 20. yıldönümü törenlerle kutlanıyor. Mandela'nın salıverilmesi, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ırk ayrımcılığına son verilmesi sürecinde kilit rol oynamıştı.Cape Town'da bir grup tanınmış isim, Nelson Mandela'nın 27 yıl süren hapsinin son dönemini geçirdiği cezaevinden hareketle bir anma yürüyüşü yaptılar.Şimdi 91 yaşında ve çelimsiz halde olan Nelson Madela'nın, uzun zamandır ilk defa bu akşam halkın önüne çıkması bekleniyor.Mandela, 1994 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyah cumhurbaşkanı olmuştu.1964 Yılında şiddet yoluyla hükümeti devirme planları hazırladığı gerekçesiyle ömür boyu hapse mahkûm edilen Mandela, 27 yıl süren hapsin büyük bölümünü Cape Town kıyısı açıklarındaki Robben adasındaki cezaevinde geçirmişti.Salıverilmeden önceyse Cape Town'un 50 km. uzağında, kırsal bir kesimde bulunan Victor Verster cezaevinin arazisindeki bir kulübede özel aşçısıyla birlikte yaşıyordu.Mandela'nın özgürlüğüne kavuşmasını anmak için düzenlenen yürüyüşte, Victor Verster cezaevinin kapısından geçildi. Cezaevi şimdi Drakenstein adıyla anılıyor ve alanda Mandela'nın bir heykeli de yer alıyor.Yürüyüşe katılan ve Güney Afrika'daki ayrımcılıkla mücadele hareketinin kıdemli isimlerinden olan Cyril Ramaphosa, Nelson Mandela'nın oynadığı önemli rolü vurguladı."Halkımıza hizmet etmek için yaşanmış bir hayatı kutluyoruz." diyen Ramaphosa, "Mandela dışarıdaki insanlar için yaşamaya devam etmesi gerektiğini biliyordu. Halkımızın mücadelesi olmasaydı, Madiba (N.Mandela'nın kabile içindeki adı) hiçbir zaman serbest bırakılmazdı." diye sürdürdü.BBC TÜRKÇE
Darüşşafaka öğrencilerinden Haiti’ye dayanışma eli uzanıyor. Aralarında Marmara depremini yaşayanların da yer aldığı çocuklar kendi ihtiyaçları için kullandıkları oyun gelirini Haitili kardeşlerine gönderme kararı alarak fedakârlık ve dayanışmanın en güzel örneğini veriyorlar. Haitili çocukların ne hissettiğini ve hangi zorluklar içinde olduklarını çok iyi anladıklarını söyleyen 126 Darüşşafakalı genç kendilerine destek olmak isteyenleri 13 Şubat’ta İş Sanat’a bekliyor.İngiliz yazar Charles Dickens’ın romanı Oliver Twist’ten uyarlanan ve bir çocuğun dramını anlatan müzikal oyunu sahnelerken çocukların kalbi uzaktaki kardeşleri için atacak. Elif Ongan Tekçe’nin yönettiği, Fuat Görüç’ün müzik direktörlüğünü yazdığı, çocukların dansları ve şarkılarıyla da yer aldığı oyunun tüm geliri Haiti’ye aktarılacak. İş Sanat’ta ilk gösterilerini 21 Ocak Perşembe akşamı yapan çocuklar, 13 Şubat Cumartesi günü de ikinci kez sahne alacaklar.
“81 İlden 81 Öğrenci” projesi kapsamında Darüşşafaka’ya ve eğitimde fırsat eşitliğine destek veren İş Bankası, her yıl Darüşşafaka sınavını kazanan 81 il birincisi öğrenciye burs sağlıyor. Banka, ilköğretim ve lise eğitimini tamamlayan öğrencilerin üniversiteye devam etmeleri durumunda desteğini sürdürecek.
İNTERNET HABER
Borusan Holding'in dört yıldır sürdürdüğü "Konuk Şef Projesi" kapsamında, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın verdiği özel konserin bu yılki konuk şefi Cem Yılmaz oldu.
Ünlü komedyen önceki gece İstanbul'daki Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde, Borusan Filarmoni Orkestrası'nı yönetti. Konsere orkestranın onursal şefi Gürer Aykal ve orkestra üyeleriyle yaptığı provalarla hazırlanan Yılmaz, konserde Mozart, Rossini, Rimsky-Korsakov, Beethoven, Strauss ve Dvorak'ın eserlerinin seslendirildiği bölümde şef olarak başarılı bir performans sergiledi. Cem Yılmaz'ın konser süresince yaptığı espriler, salonda sık sık kahkahalara neden oldu.
Konsere geçen yılın bursiyerleri And Karabacak ve Mustafa Arda Cabaoğlu solist olarak katıldı. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda bin 750 kişinin izlediği konserde, 185 bin lirası bilet satışından, 92 bin lirası da bağış yoluyla olmak üzere toplam 277 bin lira gelir elde edildi. Borusan Kocabıyık Vakfı, konserden elde edilen gelirle beş öğrencinin yurtdışında eğitimleri için bur sağlanacağını söyledi.
Bir müzik öğrencisinin yurt dışı eğitimi yıllık ortalama 20 bin euroya mal oluyor. Borusan Holding'in "Konuk Şef Projesi" kapsamında düzenlenen özel konserlerden elde edilen bağışlarla bugüne kadar toplam altı yetenekli müzisyen için yurt dışında eğitim imkânı sağlandı.
SABAH
Yazar ve koleksiyoner Hanri Benazus'un derlediği Büyük Önder Atatürk'ün fotoğrafları Türkiye'nin ardından dünya kentlerinde sergilenecek.Hanri Benazus, sergileri gezenlerin yanı sıra ''Çağdaş Atatürk Fotoğrafları'' isimli kitabını edinenlerden çok olumlu tepkiler aldığını söyledi. 2 cilt olarak tasarlanan Çağdaş Atatürk Fotoğrafları'nda Türkiye'de ilk kez Atatürk'ün çağdaş görünümüyle ilgili fotoğrafların bulunduğunu ifade eden Benazus, ''İlk ciltte Atatürk'ün 1933 yılına kadar çekilmiş 555 fotoğrafı vardı. Henüz yayımlanan ikinci kitapta da 1934-1938 yıllarında çekilen çok özel fotoğraflar yer alıyor'' dedi.
Atatürk'ün kıyafetleri üzerinden çağdaşlığını yansıtan fotoğraflardan oluşan Çağdaş Atatürk Fotoğrafları albüm serisinin, birbirini tamamlayan 2 cilt olduğunu söyleyen Benazus, ilk cildi alanların kütüphanesinde ikinci kitabın da bulunması gerektiğini kaydetti.
Benazus, yoğun sergi programı kapsamında Aliağa, Antalya, Bandırma, Eskişehir, Ankara, İzmir ve Rotterdam'a gideceğini, Atatürk'ün 4 bin 800 fotoğrafını çeşitli vesilelerle halkla buluşturmayı sürdüreceğini sözlerine ekledi.
NTVMSNBC