17 Ocak 2013 Perşembe

KİVİNİN FAYDALARINI BİLİMSEL OLARAK KANITLADI



Atatürk Üniversitesi'nde yapılan bilimsel bir çalışmada, kivinin kanser, kolesterol, tansiyon, kabızlık, gribal enfeksiyon başta olmak üzere çok sayıda hastalığa iyi geldiği tespit edildi.

Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhami Gülçin, kivinin ana vatanın Güney Çin olduğunu anımsatarak, meyvenin tropikal olmadığını daha çok Çin'de ve Hindistan'da bol miktarda üretildiğini söyledi.
Kivinin Türkiye'ye 1988 yılından sonra girdiğini ifade eden Gülçin, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkezi Araştırma Enstitüsü tarafından adaptasyon çalışmalarının yapıldığını ve bu çalışmalar sonucunda kivinin Türkiye'de Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesinde çok rahat adaptasyon sağladığını ifade etti.
Fiyatların düşmesinin tüketimi hızlandırmak için oldukça önemli olduğunun altını çizen Gülçin, ''Kivi Türkiye'de farklı sanayilerde de kullanılmaya başlandı. Özellikle meyve sularında, kozmetikte, sabun ve şampuan üretiminde de kullanılmakta. Bunların yanı sıra ticari değeri gittikçe artmakta, tüketiciler kivinin önemini yavaş yavaş kavramakta'' diye konuştu.
Kivi Türkiye'de yaygın üretim alanına sahip olduğu için kimyasal özellikleri, gıda değeri ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi için bilimsel bir çalışma yaptıklarını anlatan Gülçin, şunları kaydetti:
''Çalışmamız çok ses getirdi. Food Research İnternational dergisinde yayımlandı ve çok atıf aldı. Bu çalışmada elde ettiğimiz bulgulara bakınca, kivinin özellikle C vitamini açısından çok zengin olduğu gözlendi. Aslında meyvelerde ekşimsi tat veren tek madde C vitamini değil, sitrik asit gibi farklı bileşenlerde ekşimsi tadı veriyor. Kivideki ekşilik tadı daha çok C vitamininden kaynaklanmakta. C vitamini kivide çok ciddi değerlerde olduğunu saptadık. Bunun yanında antioksidan, radikal giderme, indirgeme kapasitesi gibi çok önemli özelliklerin de kivide olduğunu gözlemledik.''
Kivinin içeriğini aydınlatmaya yönelik Marmara Araştırma Merkezi ile paralel çalışma yaptıklarını anlatan Gülçin, fenolik ve flavonoid özelliklerinin zengin olduğunu gözlemlediklerini ifade etti.
Kivinin Orta Asya ülkelerinde özellikle Çin'de yerel tıpta sıklıkla kullanıldığını hatırlatan Gülçin, kivinin daha çok kanser hastalarına yönelik kullanıldığını vurgulayarak, birçok kanser çeşidinin tedavisinde önemli yere sahip olduğunu belirtti.
''Kivide lif oranı yüksek. Lif oranı yüksek olunca su tutma kapasitesi de yüksek oluyor. Buna bağlı olarak bağırsakları çalıştırması ve kabızlığı önlemesi ayrıca önemli bir özelliği. Kivinin tansiyon düşürücü ve kolesterol düşürücü etkileri olduğunu gözlemledik. Bayanlar dilimlenmiş kivileri cilde koydukları zaman cildi çok rahatlık beslediğini gözlemledik. Bunun yanı sıra sağlık açısından önemli yere sahip olan bazı minerallerin kivide bol miktarda olduğunu tespit ettik. Sodyum ve magnezyum başta olmak üzere kalsiyum, demir gibi birçok minerali de normal meyve standartlarından daha yüksek oranda olduğunu saptadık. C, E ve A vitamini bol miktarda bulunuyor.''
C vitamini bakımından zengin olan kivinin özellikle grip, nezle ve soğuk algınlığında sık kullanılmasını öneren Gülçin, kivinin herhangi bir yan etkisinin olmadığına dikkati çekerek, meyvenin faydalarını şöyle sıraladı:
''Kivinin çok fazla faydası var. Ama en bariz faydaları kivi kanser türlerinin geciktirilmesi ve yakalanma riskinin azaltılması açısından oldukça faydalı bir meyve. Antioksidan özelliğiyle kansere karşı koruyucu etkisi var. Kivinin yapısında bulunan lif oranı kabızlığı önlüyor. Tansiyon ve kolesterol düşürücü etkileri olduğu mevcut. Grip, nezle, hatta astım hastalığına faydalı. Özellik gribal enfeksiyonların sık görüldüğü günümüzde bol miktarda kullanılabilir.''

0 yorum:

Yorum Gönder